1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/4391 K: 2005/8115


Taşınmazın sadece bir kısmı kamulaştırılmaya tabi tutulmuştur. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 31/b maddesi hükmünce 17.10.1997 tarihinde satış vaadi borçlusuna yapılan tebligattan sonra taşınmaz malın davacıya temlikine satış vaadi sözleşmesi taşınmazın kamulaştırılan kısmı bakımından hüküm ve sonuç doğurmaz. Ancak taşınmazın sadece bir kısmı kamulaştırıldığında, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunup bulunmadığı keşfen ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılmalı ve sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.9.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.5.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istemine ilişkindir. Mahkemece dayanılan 21.11.2000 günlü satış vaadi sözleşmesinden önce, taşınmaz 2942 sayılı yasa hükümleri doğrultusunda kamulaştırıldığından ve kamulaştırma kararı satış vaadi borçlusu Mehmet Köseoğlu’na 17.10.1997 tarihinde tebliğ edildiğinden, sonradan yapılan temlik işlemi Kamulaştırma Yasasının 31.maddesince sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile istem red edilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Ferağa icbar yolu ile tescili istenen 20 parsel nolu taşınmaz 102.800 metrekare yüzölçümündedir. Burada satış vaadi borçlusu Mehmet Köseoğlu’nun 764506/860160 payı bulunmaktadır. Dava dışı DSİ tarafından kamulaştırılan alan ise 2911,20 metrekare yüzölçümündedir. Başka bir anlatımla taşınmazın tümü kamulaştırılmamış, 102.800 metrekarenin 2911,20 m2 si kamulaştırılmaya tabi tutulmuştur. Gerçekten, 2942 sayılı kamulaştırma kanunun “yasak işler ve eylemler” başlıklı değişik 31/b maddesi hükmünce 17.10.1997 tarihinde satış vaadi borçlusuna yapılan tebligattan sonra taşınmaz malın davacıya temlikine dair 21.11.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi taşınmazın 2911,20 metrekaresi bakımından hüküm ve sonuç doğurmaz.

Başka bir anlatımla temlik işlemi sadece bu yüzölçümü için yasanın yasak işler kapsamındadır. Ancak az yukarda söylendiği üzere 20 parselin tümü 102.800 m2 yüzölçümünde olduğundan dayanılan 21.11.2000 günlü sözleşmenin ifa olanağı bulunup bulunmadığı keşfen ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılmalı ve sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Bütün bu yönler üzerinde durulmadan davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 22.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.