Görsel Yok

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E: 1990/1 K: 1991/1

Ağustos 13, 2026 Suat Şimşek 0

Müşterek veya iştirak halindeki mülkiyette şuyuun giderilmesi sonucu elde edilen satış bedelinden muhdesatı yapan paydaşa ödenecek miktarın muhdesatın vücuda getirildiği tarihte bunun yapılması için harcanan parayla sınırlı bulunmadığına 22.2.1991 gününde yapılan ilk toplantıda, E. 1990/1, K. 1991/1 sayı ile üçte ikiyi geçen çoğunlukla karar verilmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/9239 K: 2005/9907

Ağustos 13, 2026 Suat Şimşek 0

Davacının, taşınmazdaki diğer paydaşlardan paylarını satın alma yoluyla edinmesi nedenli yasal hakkı ise, davalı Necdet’in taşınmazdaki payını diğer davalılara bağış yoluyla intikal ettirmesi de, adı geçenin payı üzerindeki mülkiyet hakkının doğal sonucudur. Böyle bir temliki engelleyen yasal düzenleme bulunmadığı gibi bu yolda bir kısıtlamada taşınmaz sicilinde mevcut değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/11960 K: 2006/516 T: 30.01.2006

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Medeni Kanunda paylı mülkiyete ilişkin hükümleri bütün olarak incelendiğinde paylı taşınmazda yönetim, tasarruf, yararlanma, koruma, giderlere katılma ve bu konularda paydaşlarca verilen kararların etkisi düzenlenmiş, bu suretle paydaşların mülkiyet haklarını bir çekişmeye meydan vermeden, uyum ve düzen içerisinde kullanmaları amaçlanmıştır. Böyle bir amacın gerçekleşme olasılığı bulunmayan hallerde, sorunlu paydaş yönünden paydaşlıktan çıkarma, nihayet paylı mülkiyetin sonra ermesi düşünülmüştür. Görüldüğü üzere yasa koyucu, öncelikle, zorunlu paylı mülkiyet ilişkisinin ayakta tutulmasına özen göstermiş, paydaşlık ilişkisinin ve paydaşlığın sona erdirilmesini son çare olarak amaçlamıştır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1996/2606 K: 1996/2885 T: 25.03.1996

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığın giderilmesi davasının davalısı, davacı aleyhine paydaşlıktan çıkartılması davası açtığını iler sürdüğüne göre adı geçen dosyanın mahkemesinden celp edilmesi, neticelenmemiş ise sonucunun beklenmesi ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/1961 K: 2002/2172

Şubat 28, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olup, davacı ve davalı aynı hakka haizdir. Bu davalarda kazanan ve kaybeden taraf olmadığından, yargılama giderleri payları oranında taraflara yükletilir. Vekili bulunan taraf yararına avukatlık ücreti takdiri gerekir ancak, vekili olanın davacı veya davalı safında olması ayrıcalık doğurmaz. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/1753 K: 2004/1884

Şubat 28, 2026 Suat Şimşek 0

Paylaşma davaları paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu özelliği itibariyle kendisini vekil ile temsil ettiren taraflar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri icap eder. Yargılama gideri ve vekalet ücretinden taraflar payları oranında sorumludurlar. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/3538 K: 2002/3706

Şubat 17, 2026 Suat Şimşek 0

Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder. Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/230 K: 2004/306

Şubat 17, 2026 Suat Şimşek 0

Paydaşlığın giderilmesi davalarında satışa karar verilmesi halinde, satış sonunda elde edilecek bedelin paydaşlara ya da ortaklara ne şekilde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Taşınmaz, paylı mülkiyet hükümlerine tabi ise payları oranında paydaşlara, elbirliği halinde mülkiyet söz konusu ise ibraz edilecek mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ortaklara dağıtılması, paylılık ve ortaklık hali birlikte söz konusu ise, tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylara göre dağıtılması icap eder. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/3506 K: 2004/4290 T: 31.5.2004

Şubat 16, 2026 Suat Şimşek 0

Paylaşma isteme (taksim davası açma) hakkı kural olarak paylı mülkiyette paydaşa, elbirliği mülkiyetinde ise mirasçıya tanınmıştır. Malik olmayan kimseye paylaşma isteme ve paylaşmaya katılma hakkı tanınmamıştır. Örneğin miras payının temliki konusunda üçüncü kişi ile sözleşme yapma imkanı vermesine karşın, bu kimseye paylaşmaya katılma yetkisi vermemektedir. O halde paydaş olmayan kimsenin paylaşma (taksim) davası açması mümkün değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1990/11289 K: 1990/11711

Ocak 31, 2026 Suat Şimşek 0

3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesinde ilişkindir. taşınmazların tevhid ve ifrazının onaylanması belediye ve mücavir alan içinde kalan yerler için belediye encümenleri, diğer yerler için de İl İdare Kurulları yetkili kılınmıştır. Aynı maddenin sonunda da, tarafların rızası ile veya mahkeme kararı ile şuyuun izalesi yukarıdaki hükümlere tabi tutulmuştur. Bu nedenle, maddede yazılı işlemler ve özellikle tapuya bildirilip şuyulu parsel kayden teşekkül ettirilmeden şuyunun izalesine karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/5134 K: 2001/5507 T: 28.06.2001

Ocak 30, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlarda sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapunun düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi dava açılırsa onun sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya kesinleşen kararla red edilirse tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamının arazide belirlenmesi, fen ehline buna ilişkin kroki düzenlettirilmesi o krokide belirlenen yerin ortaklığının giderilmesi gerekir. Şayet tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi icap eder. Devamını Oku