Görsel Yok

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/9239 K: 2005/9907

Ağustos 13, 2026 Suat Şimşek 0

Davacının, taşınmazdaki diğer paydaşlardan paylarını satın alma yoluyla edinmesi nedenli yasal hakkı ise, davalı Necdet’in taşınmazdaki payını diğer davalılara bağış yoluyla intikal ettirmesi de, adı geçenin payı üzerindeki mülkiyet hakkının doğal sonucudur. Böyle bir temliki engelleyen yasal düzenleme bulunmadığı gibi bu yolda bir kısıtlamada taşınmaz sicilinde mevcut değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E: 2015/4167 K: 2016/2535

Ağustos 13, 2026 Suat Şimşek 0

İİK’nın 94/2. maddesi, “Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir.” hükmünü içermektedir. İcra Müdürlüğü’nce, davacıya İİK’nın 94. maddesi uyarınca borçlunun iktisap ettiği ve henüz tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer hakların borçlu namına tescili veya bu nedenle doğan alacağın tahsili için dava açmak üzere yetki verilmesi, davacı tarafından da bu yetkiye dayanarak, işbu davanın açması gerekmektedir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2010/761 K: 2010/3310

Ağustos 13, 2026 Suat Şimşek 0

Mahkemece yapılacak iş; tespit tarihinden geriye doğru davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamaya yol açmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde ise, dava konusu parsel mera olarak tahsis edilmekle kamu malına dönüştüğünden davacının mülkiyetinin tespitine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınması, mevcut ve elde edilecek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması olmalıdır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 1985/7234 K: 1985/10247

Ağustos 12, 2026 Suat Şimşek 0

Bu parsele ait tapulama tespitinin dayandığı 1984 tarih 64 nolu tapu kaydı 4753 sayılı Yasanın geçici maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden imar ve ihya edildiğinden bahisle tesis edilmiştir. Anılan Yasa maddesinde öngörülen koşulların oluşması halinde, imar ve ihyada bulunanların, imar ve ihyaya konu olan yerler üzerinde mülkiyet hakkını kazanacakları kuşkusuzdur. Ancak nitelikleri itibariyle MK. nun 641. maddesi gereğince kamunun yararlandığı ve aynı Yasanın 912. maddesi gereğince tescile tabi olmayan deniz, göl, akarsu, kumluk, kayalık, bataklık gibi yerler üzerinde imar ve ihya suretiyle özel mülkiyet kurulamaz. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/5279 K: 2013/8683

Temmuz 15, 2026 Suat Şimşek 0

Kayıt maliki davalı B. İ.’in durumuna gelince; davalı B. İ.’in, miras bırakanın oğlu Ç.’in eşinin kardeşinin eşi olması nedeniyle ilk temlik işleminin muvazaalı olduğunu bildiği veya bilecek durumda olduğundan iyiniyetli olduğunun söylenemeyeceği ve TMK’nın 1023.maddesinin koruyuculuğundan da yaralanamayacağı açıktır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2008/717 K: 2008/722

Haziran 14, 2026 Suat Şimşek 0

Yetkili idare organlarınca kamu mülkü olmaktan çıkarılmış bulunmayan bir taşınmaz malın, her nasılsa açık bırakılan tapu sicilindeki kaydına iyi niyetle dayanmak veya hak kazandırıcı süre içinde elde bulundurmak yollarıyla mülk edinilmesi düşünülemez. Diğer bir ifade ile kamu malı niteliği kazanmış bir taşınmazın özet mülkiyete konu olamayacağından tapuya bağlansa bile MK. 931. maddesi bu durumda uygulanamaz. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 8. Dairesi E: 2021/1413 K: 2025/4403

Nisan 20, 2026 Suat Şimşek 0

Tebliğ hükmünün dayanağını oluşturan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması karşısında, idarenin eşdeğer taşınmaz teklifini kabul etmeyenlerin doğrudan satış hakkından yararlanamayacağı, başkaca talepte bulunamayacağı, hak ve tazminat talep edemeyeceği ve dava açamayacakları yolunda hüküm içeren dava konusu Tebliğ hükümlerinin de hukuka ve üst normlara aykırı olduğu Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1996/2606 K: 1996/2885 T: 25.03.1996

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığın giderilmesi davasının davalısı, davacı aleyhine paydaşlıktan çıkartılması davası açtığını iler sürdüğüne göre adı geçen dosyanın mahkemesinden celp edilmesi, neticelenmemiş ise sonucunun beklenmesi ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 8. Daire E: 2008/1088 K: 2009/8114

Aralık 31, 2024 Suat Şimşek 0

İmar planında akaryakıt istasyonu olarak ayrılma ve akaryakıt tesis izni alınmasının; akaryakıt ruhsatı verilmesinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Yasası ve Petrol Piyasası Yönetmeliğinde kurala bağlanan mesafe şartı için kazanılmış hak teşkil etmeyeceği hakkında. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3772 K: 2024/2889 T: 23.5.2024

Kasım 5, 2024 Suat Şimşek 0

Ön alım davalarının değeri para ile ölçülebilen davalardan olduğu, ön alım bedelinin depo edilmesinin özel dava şartı olduğu, buna yönelik ara karara uyulmaması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114 ve 115 inci maddeleri kapsamında usulden ret kararı verilmeyip işin esası hakkında değerlendirme yapılarak ret kararı verileceği, esasa yönelik ret kararı verilmesi halinde değeri parayla ölçülebilen bu tür davalarda avukatlık ücretinin de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi kapsamında nispi olarak belirlenmesi gerektiği, Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/356 K: 2023/1036 T: 22.2.2023

Kasım 3, 2024 Suat Şimşek 0

Mahkemece davalılar ile davalılara pay devredenler arasındaki pay bedellerine ilişkin görgüye dayalı bir anlatımda bulunmayan ve bilirkişi raporu ile de çelişen tanık beyanları esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir. Zira, soyut tanık beyanları davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Ne var ki, davalılar vekili, bilirkişi heyeti raporuyla belirlenen bedel itibariyle depo kararı verilmesini talep ettiğine göre bu beyanın gözetilmesi gerektiği de açıktır. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 17. Dairesi E: 2015/7755 K: 2016/3022 T: 20.4.2016

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Herhangi bir bölgenin 6306 sayılı Kanun kapsamına proje alanı ilan edilmesi o bölgedeki uygulamaların tamamen durdurulacağı anlamına gelmeyeceği, bu şekilde bir değerlendirmenin mülkiyet hakkını ihlal edeceği, kamusal yarar ile bireysel menfaat arasında denge gözetilmesi gerektiği, mevcut yapıya yönelik olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin talep edildiği göz önüne alındığında, gecekondu önleme bölgesi ilan edilmesinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesine engel teşkil etmeyeceği. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 13. Dairesi E: 2020/295 K: 2020/1522 T: 22.6.2020

Haziran 19, 2024 Suat Şimşek 0

Davacının ihalesi yapılacak taşınmaz üzerinde bulunan gecekondusu için 2981 sayılı Kanun uyarınca hak sahipliği kabul edilerek adına tapu tahsis belgesi düzenlendiğinden, davacıya ait söz konusu yapı yerinde korunamıyorsa başka bir ıslah veya gecekondu bölgesinden ya da alanda üretilecek konutlardan davacıya tahsis yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, bu tahsis yapılmadan taşınmazın ihale yoluyla satışının yapılamayacağı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 11. Dairesi E: 2005/1353 K: 2007/6248

Mayıs 11, 2024 Suat Şimşek 0

Deprem kuşağında yer alan bir bölgede, deprem tehlikesi göz önünde bulundurularak, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu alanlarda yapılaşmaya ilişkin tedbirlerin alınması, uygulanması ve denetlenmesi şeklindeki idari faaliyetlerde ortaya çıkan eksikliklerin, idarenin olumsuz eylemi niteliğinde olması nedeniyle, bu olumsuz eylem ile deprem sonucu oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu ve depremin illiyet bağını kesen bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği hakkında. Devamını Oku