Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/318 K: 2005/1146

Taşınmaz köy yerinde bulunmaktadır. Yapı kavramı kapsamının tayininde taşınmazın bulunduğu yerin yerel özelliklerinin de etkili olacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan, mahkemece; 7.7.2003 günlü raporu düzenleyen bilirkişi kurulana yerel özellikleri hakkında beyanda bulunacak mahalli bilirkişide katmak suretiyle bu raporda sözü edilen davalıya ait zemin üzerindeki davacının yaptığı yerlerin temelli kalmak üzere yapılmış bina tarifine uygun yerler olup olmadığının sorulup saptanmalı, böylelikle davanın kabulünde aranan objektif unsur hakkında da yeterli kanaate ulaşarak sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 24.5.2004 gün ve 2004/25194118 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava; Medeni Kanunun 724. maddesi uyarınca açılan temliken tescil istemine ilişkindir. Bu tür davaların kabulü için yasanın aradığı unsurlardan biriside başkasına ait zemin üzerine arazinin değerinden daha fazla kıymette bir yapı meydana getirilmesidir. Somut olayda, temliken tescil talebinin kabulü için diğer koşulların oluştuğu dosya kapsamı ile sabittir. Tüm sorun 7.7.2003 günlü bilirkişi raporunda tarifi yapılan 20.8.2003 günlü krokide (A) harfi ile işaretlenen zemin kısmında temelli kalması amacıyla yapılmış bina kapsamında bulunan yapı yapılıp yapılmadığının başka bir anlatımla, davada subjektif koşulun oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır. Taşınmaz köy yerinde bulunmaktadır. Yapı kavramı kapsamının tayininde taşınmazın bulunduğu yerin yerel özelliklerinin de etkili olacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan, mahkemece; 7.7.2003 günlü raporu düzenleyen bilirkişi kurulana yerel özellikleri hakkında beyanda bulunacak mahalli bilirkişide katmak suretiyle bu raporda sözü edilen davalıya ait zemin üzerindeki davacının yaptığı yerlerin temelli kalmak üzere yapılmış bina tarifine uygun yerler olup olmadığının sorulup saptanmalı, böylelikle davanın kabulünde aranan objektif unsur hakkında da yeterli kanaate ulaşarak sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.

Bina kapsamının tayininde HUMK.nun 275. maddesi uyarınca bilirkişi görüşünün alınıp değerlendirilmesi gerekirken bu yön dikkatten kaçırılıp, hüküm değişik bazı gerekçeyle bozulduğundan davacının karar düzeltme istemi yerindedir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozmaya ilişkin 24.5.2004 tarih 2004/25194118 sayılı ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, karar düzeltme istem kabul edildiğinden davacı tarafından harç alınmasına yer olmadığına, bozma ilamında iade edilen temyiz harcının davalı tarafından alınmasına, 23.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.