Medeni Kanunu’nun 724. maddesi gereğince tescil isteme olanağı doğrudan kendi malzemesi ile başkasına ait taşınmaz üzerine iyi niyetle bina yapan kişiye tanınmıştır. Davacı ise binayı dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Kaldı ki, binayı yapan kişi de taşınmazdan yararlanma hakkına dayanarak bina yaptığından onunda temliken tescil isteme olanağı bulunmamaktadır.
Davacı Türkiye Dok.Gemi İş Sendikası Başkanlığı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.3.2003 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Medeni Kanun’un 724 maddesi uyarınca açılan temliken tescil isteğine ilişkindir.
Medeni Kanunun 718/2 maddesine göre, arazinin mülkiyeti, o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Medeni Kanunun 724. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, zemin ile muhdesat arasındaki bağlantı kesilmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise, bina sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için:
1 Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla bir bina yapılmış olmalıdır.
2 Anılan maddede bina sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından kullanılmalı, husumetin ise inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona yada onun külli haleflerine karşı ileri sürülmelidir.
3 İnşaatı kendi malzemesi ile yapan kişinin, inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, yada 5.7.1944 tarihli 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir. (subjektif koşul)
4 Yapının, dava tarihine göre hesaplanacak değeri, zemin değerinden, açıkça daha fazla olmalıdır.
5 Yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise, tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsar. Mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için de bu kısmın ana taşınmazdan hukuken ve fiilen ifrazının mümkün olması gereklidir.
Tüm şartların olumlu olması ve davanın kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı kanaatine varılması halinde ise iptale konu olacak zemin bedelinin arsa sahibine ödenmesine karar verilmeli, önceden ödenmiş bedel var ise bu miktar, ödenecek bedelden mahsup edilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, davalılar ile birlikte paydaş oldukları taşınmaz üzerine davalı belediye payı üzerine intifa hakkı sahibi İlim Yayma Cemiyeti tarafından bina yapıldığını, bu binayı İlim Yayma Cemiyeti’nden satın aldığını ileri sürerek temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Belediye, davaya bir diyecekleri olmadığını rayiç bedel üzerinden tazminat ödenmesi gerektiğini savunmuş, diğer davalı yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı Belediye, taşınmaz bedelinin eksik takdir edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Yukarıda da açıklandığı gibi, Medeni Kanunu’nun 724. maddesi gereğince tescil isteme olanağı doğrudan kendi malzemesi ile başkasına ait taşınmaz üzerine iyi niyetle bina yapan kişiye tanınmıştır. Davacı ise binayı dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Kaldı ki, binayı yapan kişi de taşınmazdan yararlanma hakkına dayanarak bina yaptığından onunda temliken tescil isteme olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın temliken tescil isteminin koşullarının oluşmaması nedeni ile reddi gerekirken, yazılı nedenlerle kabulü doğru görülmediğinden hükmün davalı belediye yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün davalı Belediye yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 7.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.