Hukuki olgunun bu şekilde tespiti yapıldıktan sonra Türk Medeni Kanununun 724. maddesinin iki koşulundan biri olan “subjektif” koşul kanıtlanmamış olmaktadır. İyi niyetle yapı yapmak koşulu kanıtlanamadığına göre; “objektif” koşul olan bina değerinin arsa değerinden yüksek olma olgusu davayı kabule tek başına yeterli değildir.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.5.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Mehmet Çetin ve Fatma Çetin vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı tapuda Atike adına kayıtlı iken 30.4.2003 günlü satışla davalılar Yunus, Mustafa, Fatma ve Mehmet adlarına tescili yapılan 2659 parsel numaralı taşınmazın temliki yapılmadan evvelki devresinde Atike Çetin adına kayıtlı iken onun muvafakatı ile parselin 1500 m2’lik bölümüne kendi emek ve masrafı ile ev yaptığını ve etrafını da ağaçlandırarak bahçe haline getirdiğini bildirerek, keşfen belirlenecek bu bölümün Türk Medeni Kanunun 724. maddesi hükmü uyarınca adına tescilini istemiştir. Davalılardan Yunus Çetin 5.10.2004 günlü oturumda davayı kabul ettiğini bildirmiş, bu oturuma katılan diğer davalılar davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davacı tarafından ev yapılan ve ağaçlandırılan 1116,63 m2’lik taşınmaz bölümünün 2659 parselden ifrazı ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Mehmet ve Fatma Çetin tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan Atike Çetin, diğer davalılar Mehmet, Mustafa, Fatma ve Yunus’un annesidir. Davacı Ali Osman ise; davalılardan Fatma ile evliyken ondan boşanarak davalı Yunus’un kızı ile evlenmiş birisidir. Davacı, davaya konu 2659 parsel Atike tarafından diğer davalılara devredilmeden önce davalı Fatma ile evlilik birliğini sürdürdüğü sırada kayınvalidesi olan Atike, karıkoca olan Ali Osman ile Fatma’ya 2659 parselin nizalı bölümünü tahsis ederek ev yapılmasına muvafakat etmiştir. Davacı, ev yaptığı ve etrafını ağaçlandırdığı nizalı alanın kayınvalidesi Atike tarafından bizzat kendisine bağış nitelikli verildiği iddiasındadır. Bu iddiayı davalı Yunus hariç diğer davalılar red ettiklerine göre; böyle bir bağışın varlığı yöntemince kanıtlanmak gerekir. Taşınmaz tapuda kayıtlı bulunmakla bağışlamanın resmi akit dışında başka bir delille kanıtlanması mümkün değildir. Dinlenen tanıklarda ev yapılan ve etrafı ağaçlandırılan nizalı bölümün mülkiyetinin sonradan mülkiyet sahibi Atik’e tarafından münhasıran Ali Osman’a devredileceği hususunda bilgilerinin olmadığını ifade etmişlerdir. Şu hale göre iddianın kanıtlandığından sözedilemez. Hukuki olgunun bu şekilde tespiti yapıldıktan sonra Türk Medeni Kanununun 724. maddesinin iki koşulundan biri olan “subjektif” koşul kanıtlanmamış olmaktadır. İyi niyetle yapı yapmak koşulu kanıtlanamadığına göre; “objektif” koşul olan bina değerinin arsa değerinden yüksek olma olgusu davayı kabule tek başına yeterli değildir. Bütün bu nedenlerle kanıtlanamamış davanın reddine karar verilecek yerde aksine düşünce ve yanılgılı takdirle davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Mehmet Çetin ve Fatma Çetin’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 6.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.